27 Mayıs 2010 Perşembe

Dunyayi kurtarma isini devrettim, Bodrum'a yerle$iyorum

Ya evet zamaninda cok idealist genclerdik degil mi? Cogsuperdik, mihemmeldik hatta.. Boyle en iyi okullarda okumu$, "felsefenin-edebiyatin-sanat tarihinin-sosyolojinin-psikolojinin" amina koymu$, ilgi alanlarin ne diye soruldugunda "egyptology, cryptology, mythology" falan diyen hiyarlardik evet. "Ah ne zekiyiz, ke$ke hic bir seyin farkinda olmayan o kucuk aptallardan olsak, ne mutlu olurduk" modlarinda sabahlara kadar dunyayi kurtari$imiz bitmiyordu, evet. Yaptik mi bir $eyler? Belki yaptik. Ama en nihayetinde degdi mi kendimizi paralamamiza? Peh sanmiyorum be Atam.

Gecenlerde cok ilginc bir sey ogrendim. Alerjinin vucutta olu$ma sureci, genetik degilmi$. Daha dogrusu insanin genetik kodunda bir maddeyle alakali kullanabilecegin maksimum miktar yazarmi$, ama hayatin boyunca bu miktara ulasamazsan, olene kadar alerji olmazmi$sin. Ama o limiti mesela 30 ya$inda a$arsan, vucudun alerjik reaksiyon gosterirmi$. Bunu nereden biliyorum? Partilerin ve alkol ortamlarinin gozbebegi olan bir arkada$imin, 30'undan sonra alkole alerjisi oldugu ortaya cikti. Zaten ne demi$ dinimiz, her $eyin fazlasi zarar. (Ahah, dincilerimize selam olsun!) Olay nerede bana baglaniyor? $oyle.. $imdi benim de gotumden geli$tirdigim bir teoriye gore, ya$ 11 itibariyle klasik muzige hayran olmak, 15 itibariyle felsefeye, antik yunan edebiyatina, Shakespeare'e falan dalmak, lise boyunca George Orwell senin Aldous Huxley benim, yok Sineklerin Tanrisi'nda kim neyin metaforuydu diye kafalari yemek, universitede de Kar$ila$tirmali Edebiyat gibi bir entelijansiya gayya kuyusunun icine batip ciktiktan sonra (arazli ciktik tabi, icimizde olmeyen bir Ted Mosby/Frasier prototipi geli$ti) artik entel dantel her boka kar$i bir titreme, bir kusma istegi, Rousseau misali bir dogala donu$, bir okuze tapma, ye$ile ko$ma, sadelige ozenme durtusu kendini gosteriyor. Allahtan dunyanin en hirsli, paragoz falan ama bildigin duz insanlarini icinde barindiran MBA egitiminden gectik de, bir gozumuz acildi, St. Augustin'le Aristo'nun tanriyi ve iyiligi algilayi$i di$inda da tarti$ilacak $eyler oldugunu gorduk dunyada. Sonra da ver elini ofis politikalari, ili$ki bulmacalari, ic dengelerin korunmasi derken.. Bugunlere geldik evelallah.

Sabah da gunluk toplu ta$ima sava$indan galibiyetle cikip masama oturdum, daha bismillah kahvalti ederken blog okuyayim gunum senlensin dedim, emme velakin, gunluk entelektuellik kapasitem bir kelime obegiyle tavana vurdugu icin bir anda doydum, hatta kusasim geldi, su andan itibaren bobiler.org mu neydi oyle geyik muhabbeti okuyacagim. Evet beni benden alan cumle "feminizmin fa$ist yansimalari". Aferin abi, devam. Ben de Lost geyigi falan yapicam i$tekilerle, hava sicak zaten belki su sava$i falan yapariz, egleniriz. Bunye cidden kaldirmiyo entel danteli bi noktadan sonra. Sinavlara falan calisirdik cafe'de, konu$malarimizdan i$killenen millet donup bize abuk subuk baki$lar atardi, hatta son toplu cali$mamizi bir Starbucks'ta Foucault ve Panoptikon teorisi uzerine yapmi$tik ki, bir nevi BBG evi teorisidir kendisi, ancak ilk etapta hapishaneler icin du$unulmu$tur, biz bunu konu$urken bir anda butun Starbucks bo$almi$ti, adamlarin i$lerini olumsuz etkilemi$tik ento$lar olarak. Neyse abi, dedigim $udur ki ben bu ento$ $alterini kapatiyorum artik, dunyayi falan da kurtarmiyorum aynen Beynimin Bodrumuna yerle$iyorum, bu da bana gore geyik muhabbeti, bobiler.org duzeyindeki durum komedilerini falani iceriyor. Cogta mutluyum. Kendime gunluk ento$ kotasi belirledim, uzerine ciktim mi erör veriyorum.. Hemen konuyu A$k-i Memnu'ya falan getiriyorum. Sistem overdrive olmuyor boylece.

2 yorum:

nesta dedi ki...

valla zaten çoğumuza
"Partilerin ve alkol ortamlarinin gozbebegi olan bir arkada$imin, 30'undan sonra alkole alerjisi oldugu ortaya cikti. Zaten ne demi$ dinimiz, her $eyin fazlasi zarar." dan sonrası boş abicim.. :)

gel gör ki şu bahsettiğin entoş şalteri ve entoş error'unun sebepleri bence hiç de bi tarafından uydurduğun şeyler değil, o şalteri kapatıp, -"ööeeeeee" diye bağırarak hatta- "feministik faşizm"in kollarından, doğru firdevs hanım'ınkilere koşalım bence de!

:)

pharaoh dedi ki...

yürü beaaa =)))) firdevs hanım'ın kollarına koşalım, kafası rahat ve mutlulukla ışıldayan bireyler olarak, yuppi :)